ordan burdan…
yaşam
Lübnan ile de vize kalktı
11 Şub
Geçtiğimiz hafta içerisinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin katılımıyla imzalanan anlaşma kapsamında iki ülke arasındakivize uygulamasının karşılıklı olarak kaldırılmasına karar verildi. Her iki ülke heyetlerinin baş başa yaptığı görüşmelerin ardından yapılan basın toplantısında vizelerin kaldırılmasına yönelik karar açıklandı. Lübnan ile Türkiye arasında, vize uygulaması kaldırılması anlaşmasının yanısıra sağlık, tarım, askeri, ulaştırma ve eğitim gibi alanlarda da karşılıklı işbirliği anlaşmaları imzalandı. Başbakan Erdoğan yakın zamanda Suriye, Ürdün ve Libya arasında da vize uygulamasının kaldırıldığına atıfta bulunarak bu 4 ülkedeki halkların birbirlerine gidip gelişlerinde yaşayacağı kültürel birleşmeler ile bölgede farklı bir geleceğe hep birlikte imza atılacağını kaydetti. Lübnan ile Suriye arasındaki yakınlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dargınlıklara ve kırgınlıklara artık bu bölgede tahammül kalmadığını belirtti. Atılan dostane adımlar bizleri memnun ediyor diyen Erdoğan gerçekleşen iyileşme periyodunun kalıcı olması ve güçlü bir şekilde geleceğe taşınması konusunun önemine dikkat çekti. Lübnan ile Türkiye arasında 2002 yılındaki ticaret hacminin 225 milyon dolar civarında olduğunu, rakamın 2008 yılı itibariyle 900 milyon dolara çıktığını düşünürsek bu rakamların her iki ülke ilişkileri göz önüne alındığında oldukça yetersiz olduğu bir gerçek. Bu rakamların, serbest ticaret anlaşması imzalanarak daha da arttırılması hedefleniyor.
Ortadoğu’da Kızıldeniz’e kadar olan coğrafyada vizelerin kaldırılması ile turizmcilere de önemli bir iş kapısı doğdu. Suriye, Ürdün ve Lübnan’ı içeren vizesiz turlar ve Kızıldeniz’e kadar düzenlenecek gemi turları ile 2010 turizm sezonunda pekçok yerli turistin bu bölgeye seyahat etmesi bekleniyor. Bu yönde hazırlanan ucuz turlar Türk turistlerin oldukça ilgisini çekeceğe benzer. Ancak işin diğer tarafında yani Arap turistler arasındaki durum çok farklı. Bölge de özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik müthiş bir sevgi duyuluyor. Bunun ana nedeni İsrail’e karşı Türkiye’nin takındığı tutum. Ayrıca Türk dizilerinin Arap televizyonlarında yayınlanıp geniş kitleler tarafından beğenilmesinin ardından Araplar Türkiye’yi bir cazibe merkezi olarak görüyor. Anlayacağınız vizelerin kaldırılmasının ardından bölge ülkelerinden Türkiye’ye adeta bir hücum söz konusu. Sadece Suriye’den gerçekleşen aylık giriş sayısı 500.000′li rakamları bulmuş durumda. Yakın gelecekte bu rakamın daha da artacağı bir gerçek. Türkler için İtalya turları ne ise yakında Araplar için de Türkiye turları o olacak. Rüzgarın tersine dönmesine izin vermeden bölgedeki bu lider etkimizi devam ettirirsek önümüzdeki yıllarda bu eğilimden hem maddi hem manevi büyük gelirler ve kazanımlar elde edebiliriz.
7 adımda kendini mutlu etmenin yolu
21 Ağu
1- Halinden Memnun Biri Ol
Her daim şikayetle yaşayanlardan olmayı bırak. İşlerin iyi gitmiyorsa yakında düzelir. Sevdiğin insanı hala bulamadınsa bekle, gelecek yakında nasıl olsa. Yoruldunsa dinlen geçer, açsan ye doyarsın, üzüldünse sevinirsin… Dünyanın her hali geçicidir. Aynı hızda ve aynı yükseklikte gitmek mümkün değildir. Rüzgar dağları iner çıkar, ovaları geçer, vadileri dolanır ama rüzgarlığı bırakmaz. Rüzgar gibi ol, gerektiğinde kasırga gibi es, gerektiğinde meltem gibi, gerektiğinde çekil köşene kimseye bulaşma, gerektiğinde lodos ol. Ama rüzgarlığından şikayet etme.
2- Çiçek Kokulu Bir Eşyan Olsun
Çiçek kokulu bir yarin olsun, en güzeli odur. Yoksa da bir silgi edin, gül koksun mesela. Araban varsa bol bol karanfil kokan kokuluk edin. Araba benim neyime, tek vasıtam ayaklarım diyorsan al bir menekşe kokulu parfüm, her durakta iki fısfıs yap kendine. Kendini çiçek gibi hisset asıl. Tüm dünyanın karmaşasında, insanı boğan kalabalıkta, bir karanfilin güzel duruşundan daha iyi nasıl yaşanabilir bu hayatta!
kolanın zararları
21 Ağu
Zararlarıİlk 10 dakika: 10 çay kaşığı şeker almış vücudunuza girer (Günlük almanız gereken şeker miktarının tamamı kadar). Fosforik asit tat alma duyunuzu keser ve aşırı şeker yüklemesinden dolayı kusmanızı engeller.20 dakika: Kan şekerinizde ani bir yükselme olur, yüksek miktarda insülin patlamasına neden olur. Karaciğeriniz vucudunuzdaki şekeri yağa çevirerek buna bir yanıt verir. Bu sadece bir kaç dakika içinde olur.
40 dakika: Kafein absorbsiyonu tamamlanır. Göz bebeklerniz büyür. kan basıncınız yükselir, karaciğeriniz kana daha fazla şeker pompalamaya başlar. Beyninizdeki adenozin reseptörleri rehaveti önlemek için bloke olur.
45 dakika: Beyninizde dopamin salgısı artar. Bu tıpkı eroinin vücuttta yaptığı tepkimelere benzer.
60 dakika: Kafeinin diüretik özellikleri baş gösterir (tuvalet ihtiyacı).Buda vücutta depolanmış kalsiyum, magnezyum ve çinkonun da beraberde dışarı atılması demek.Bir süre sonra şeker ihtiyacını tekrar duymaya başlayacaksınız, kendinizi halsiz ve bitkin hissedeceksiniz. Vucüdunuzda kola ile alığınız bütün su tekrar dışarı atıldığı için sussuzluğunuz tekrar hissedeceksiniz. Åzekeri ihtiyacını takiben, kafein isteğide başlayacak (sigara da ki gibi) Ama ne de olsa başka bir kola içersiniz ve geçer dimi



Son Yorumlar